Pop Up Window

Türkiye’deki Gelişmelere ilişkin açıklama

Generaller, 27 Nisan 2007, Cuma gecesi açıkladıkları "muhtıra" ile Türkiye'nin politik yaşamına tekrar müdahalede bulundular. Biz aşağıda imzaları olan kişiler, Türkiye’nin içinde bulunduğu krizin aşılması ve bölgede barışın sağlanmasına katkıda bulunmak amacınıyla, aşagıdaki açıklama ile Avrupa'daki demokratik kurum ve kuruluşları harekete geçmeye davet ediyoruz:

Türkiye'de militarizme, milliyetçiliğe ve darbe tehditlerine karşı:
Demokrasi, barış, laiklik ve sosyal adalet!

Türkiye bir kez daha ciddî bir askerî diktatörlük tehditi ile karşı karşıya. Ordunun parlamento ve mahkemeler üzerinde masif bir baskı oluşturma çabası, demokratik olmayan ve kabul edilemez bir davranıştır.

Ordu yönetimi, bu müdahale girişmini, laikliğin tehdit altında olduğu görüşü ile gerekçelendirmektedir. Oysa 12 Eylül 1980 askerî darbesinden sonra, emek hareketine ve demokratik, sol muhalefete karşı radikal islamist akımları geliştiren ordu yönetimidir. Generallerin asıl niyeti, devlet, politika ve ekonomideki meşru olmayan imtiyazlı konumlarını korumaktır.

Ordu yönetimi verdiği "muhtıra" ile Türkiye’deki Kürt nüfusu da düşman ilan etmiştir. Genelkurmay açıklamasındaki »...”ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır« sözü, açık bir "iç savaş" ilanıdır.

Genelkurmay’ın bu müdahalesi, bir başka gerçeğin üstünü kapatmaması gerekir. Gerek AKP Hükümeti, gerekse de TBMM’ndeki muhalefet partileri, Türkiye’nin demokratikleştirilmesi ile sosyal ve barışçıl gelişim fırsatını kaçırmışlardır. IMF, AB ve uluslararası malî piyasaların, neoliberal dayatmaları iktisadi, malî ve sosyal politika alanlarındaki birebir uygulamaya sokulmuştur. Buna karsılık, ifade özgürlüğü, sendikal ve sosyal haklar ile hukuk devleti alanlarında sadece kozmetik rütuşlar yapılmıştır. Yoksulluk, toplumsal dışlanma, kitlesel işsizlik ve sosyal kıyımlar halkın büyük çoğunluluğunun yaşamını belirlemektedir.

Hükümet, özellikle Kürt Sorununda barışçı ve demokratik bir çözüm yerine, sertleşme yolunu seçmiştir. Ermeni gazeteci Hrant Dink’in ve son olarak, Malatya’da üç Hıristiyanın katledilmesi, artan milliyetçi – ırkçı eğilimleri acı bir biçimde gün ışığına çıkarmıştır. Hükümetin, islamcı kesimlere imtiyazlar tanıması, laikliği tehlikeye sokmakta ve halk arasında haklı tepkilere neden olmaktadır. Çalışanların hakları ayaklar altına alınmak, grevlere baskı ile yanıt verilmektedir. Aydınlar, sendikacılar ve muhalifler yaşamlarından endişe duymaktadırlar. Tüm bu gelişmelerde de hükümetin ve muhalefet partilerinin önemli bir sorumluluk payı vardır.

Bu tehlikeli gidişe verilecek tek yanıt, daha çok demokrasi ve daha çok sosyal adalettir. Ordunun yeri de kışlalar olup, esas görevi parlamentonun kontrolü altında yurt savunmasıdır. Ancak demokratik, sosyal, barışçı ve halkların kardeşliğine dayanan bir Türkiye, sorunları ve bu tür krizleri aşabilecektir.

İşte bu nedenle

- Türkiye’nin sosyal, barışçıl ve demokratik gelişimini, ve bunun için çalışan demokrasi güçlerini destekliyorum
- Ordu yönetiminin Türkiye’deki demokratik süreçlere müdahalesini ve her türlü darbe girişimini kınıyorum,
- Halkın sendikal ve demokratik haklarının genişletilmesi mücadelesini destekliyorum.
- Kürt sorununun politik ve demokratik çözümüne ve bölgede barışın sağlanmasına yönelik girişimleri destekliyorum.

Girişimciler:
Sevim Dagdelen, MdB; Murat Cakir; Andrè Brie, MdEP; Helmuth Markov, MdEP; Feleknas Uca, MdEP; Tobias Pflüger, MdEP; Sahra Wagenknecht, MdEP; Gabi Zimmer, MdEP; Hüseyin Kenan Aydin, MdB; Dietmar Bartsch, MdB; Karin Binder, MdB; Eva Bulling-Schröter, MdB; Wolfgang Gehrcke, MdB; Heike Hänsel, MdB; Lutz Heilmann, MdB; Nele Hirsch, MdB; Ulla Jelpke, MdB; Dorothee Menzner, MdB; Norman Paech, MdB; Ilja Seifert, MdB; Kirsten Tackmann, MdB; Jörn Wunderlich, MdB; Evrim Helin Baba, MdA; Giyasettin Sayan, MdA; Prof. Dr. Werner Ruf; Dr. Peter Strutynski; Dogan Akhanli; Hüseyin Avgan, DIDF-Genelbaşkanı; Ufuk Berdan, ATIK Genel Konsey Başkanı; Dr. Kemal Bozay; Esref Cakar; Hülya Engin; Engin Erkiner; Kadriye Karci, Sol Parti.PDS Eyalet Yönetim Kurulu üyesi; Talat Kaya; Atilla Keskin; Kemal Kiran, GDF-Genelbaşkanı; Gülay Kilicdogan; Yildiz Köremezli-Erkiner,Frankfurt / Main Kent Meclis üyesi; Mensure Öz; Teber Özbey; Nazmi Sasmaztin; Mehmet Sahin; Hassan Taschkale, TÜDAY e.V.; Hilmi Tozan; Cengiz Ulug; Kemal Uzun; İbrahim Esen; Orhan Akman, sendikacı; Osman Ü. Öncel; Eduard Kelsch, sendikacı; Hüseyin Kaya, dernek sekreteri; Dr. Dogan Göcmen, siyaset bilimci; Astrid Naegele, sendikacı; Birgit Peters, sendikacı; Georg Wäsler, sendikacı; Yücel Özdemir, gazeteci; Haci Hacioglu, Frankfurt / M. yabancılar meclisi üyesi; Faik Yilmaz; Özlem Alev Demirel, Köln Kalk meclis üyesi; Bahri Gülsen, Köln merkez meclis üyesi; Yesim Yesil, Köln Ehrenfeld meclis üyesi; Yüksel Dalyan, gazeteci; Osman Derya.
MdB: Almanya Federal Cumhuriyeti Federal milletvekili
MdEP: Avrupa Parlamentosu milletvekili
MdA: Berlin Eyalet Milletvekili
Tüm yazı ve çeviriler kullanılabilir. Dergimizin kaynak olarak gösterilmesi rica olunur.
Alle Beiträge und Übersetzungen können übernommen werden. Hinweis auf unsere Seite wird gebeten.